24 Mart 2009 Salı

Gay ve İslam olmak




pRncfRn dedi ki...

İslam olmak ne demek?

Cevap:

yağmurun prensi bloguma hoş geldin. isimler bazen arkalarındaki manayı bazen de bir kişiyi temsil ederler. o isim sadece bir belirtmeden öte onun çok özel hallerini ve diğerlerinden farklarını gösterirse bu daha da kıymetlidir. yağmurun prensi olmak gibi bir mana gerçeğin duygu ile ironisini, içerideki fırtınalarla dışarıdaki rahmet yağmurunu ve şafkati tanımladığı gibi yazım şekli ile de orjinal olduğunu gösterir.

aynen bunun gibi gay olmak, kültürümüzde sanki sabah kalkıp ta olunan bir şey gibi görülmektedir. kullanılan spreyler yada feminen dergiler yüzünden çocukların biyolojik dengeleri bozuluyor sanılmasındandır. yada başka bir bakışla "eşcinsel oldum hiç bir şeyim değişemez" zannedilmektedir. elbette eşcinsellik kimliği aynı islam kimliği gibi doğumumuzla bizim yazmaya başladığımız ilerlettiğimiz tecrübelendiğimiz yada ihmal ettiğimiz bir özelliğimizdir. bu blog'un birinci amacı bu oluşa daha derinden bakıp, popüler bilimden uzak akademik bir yaklaşım ortaya koymak, "eşcinsel davranışı" incelemektir.

islam olmak, sanıldığı gibi kişinin hayatına elbette doğumla hazır bir şekilde gelmez. "her çocuk islam fıtratı üzerine doğar" cümlesinden islama yatkın doğmayı çevirip, kendini muhasebeye kapalı, "ee zaten müslümanız" gibi bir sonuca ulaşmaktan ancak cehalet çıkar. özellikle iman, Peygamberimin de dediği gibi sürekli tazelenmesi gereken bir iç kabuldür, islam ise bu kabulün tavırla ortaya konabilmesidir. yani kişinin hayatına sıfat hali iman, zarf hali islam olarak yansır. başka bir değişle hayatındaki fiillerinin tarzında Kur'anı gösterebilmek "islami olmak"tır. eğer kişi bunda ilerler ve her halinde tam riayet ederse artık onun hayatındaki sıfat ismi haline gelir, fiilerinin zarfı aynı fiili olur. "islam olmak" tüm hayatında görülür. "islami davranış" bu sebeple önemlidir.

bunu zaten önceki bir POST'DA incelemiştim.

"eşcinsel davranışı" ve "islami davranışı" birlikte tek bedende görmek insan olarak son derece normal bir durumken, bunu bu kimliklerin dışından bakanlar tenkit ediyor, hatta iyileştirmek (!) için müdahele edebiliyorlar. gerek içsel kararlar gerek çevrenin müdahelesi bireye hayatı çekilmez yapabiliyor. gay ve islam kimlikleri ile hayata başlamak ve talep etmemize göre Allahın bu kimliklerde bizi ilerletmesi, tecrübelendirmesi, sorumluluğun bize ait olması, tüm bunların sonucunda muhasebe yapılacağı, bu muhasebede önce eksiler sonra artılar değil, net elde kalanla mukabele edileceği, ne kadar eksi olursa olsun artı için hayattayken hep bir seçeneğin daha olduğu, eksi ve artınınn tariflerinin usul ve esas noktasında değerlendirmesi, "ben" denilen ince sır içinde tüm bu kimliklerin şifresi bulunması gibi yüzlerce güzel detay için "olmak" fiilini kullanıyorum.

işte bu blog, kalbinde dini, milli ve cinsel tüm kimliklere saygı duyan, eşcinsel davranışı ile islami davranışı hayatında yanyana içiçe ve toplumla uyumla sıkıntısız yaşayabilmek gayretini duyanlara adanmıştır.

33 yorum:

  1. Cevap için teşekkür ederim ancak cevaba karşılık bir yorum yapmayayım ben, iyi günler.

    YanıtlaSil
  2. son paragraf çok hoşuma gitti. eşcinsel hislerimi kabullenirken ençok mücadele ettiğim şey inançlarım ve kültürel değerlerimdi.
    takip edeceğim yazılarınızı. çabanızı takdir ediyorum.

    YanıtlaSil
  3. bi gay olarak islamla eşcinselliği kesinlikle bağdaştıramıyorum çünkü islam dini evlilik dışı ilişkilere zina demiş ve bunu tamamen yasaklamış bi gayin de evlenme gibi bi lüxü olmadığına göre gay olmak başlı başına islamiyetle çatışır fakat cinselliği hiç yaşamadan sadece kendi içinde yaşarsan orası zaten kötü değildir... bu hep bir çelişki olacak bizim içinseçim yapmak zorunda kalacağız bazen cinselliği bazende islamı seçicez ama ne olursa olsun ruhen huzurlu olmak en güzeli zaten allahın bize vermiş olduğu en güzel şey değilmidir ruh peki neden şimdi yine allahın bize verdiği kurallarlla bu güzel ruhu karmakarışık hale getirelim... bence içinizden ne geliyorsa samimi bir şekilde davranmak en güzeli değilmi öyle ve öyle yapın

    YanıtlaSil
  4. neyse ki aynı mezhepten değiliz zira sizinki gerçekten zor ve yaşanır değil, kolaylıklar dilerim.

    sizin dediğiniz gibi günah diye bakalım, ehl-i sünnet'e göre günah işleyen kafir olmaz. cinselliği seçmek yada islamı seçmek diye seçenek olamaz. hayatınızı kendi canınız nası istiyorsa yada sünnet ölçüsünüe göre şekillendirirsiniz. bu da illa siyah yada beyaz olmaz ortaya çıkan gri tonlar sizin hayat kitabınızı oluşturur. sizin kitabınızda yer almayacak diye herkese bunu genelleyemezsiniz.

    belki şöyle demek daha doğru olur, ne yazarsanız yazın hayat kitabınız size "al oku" denmeden önce vakit varken, yazdıklarınızın içinde Allaha bakan şeylerin altını çizin, O'na sunun. Muhabbet, Sevgi, Aşk, Arkadaşlık, Farklı Kimlikler, Hayat, İhtiras, Sabır, Tahammül, Arzu ve daha bunun gibi onlarca imtihan başlığında korkmadan ve kimliklerinize cesaretle sahip çıkarak kul olun. O'na güvenin, O sizi yolda bırakmaz.

    derler ki iş değil kalbi kurtarmak için tüm istidatlarını feda etmek, belki asıl muvaffakiyet kalp bir kumandan gibi tüm letaif askerleri ile kemalata yürümek...

    inanın herkes zaten sizin bu cümlenize evet diyor: "içinizden ne geliyorsa samimi bir şekilde davranmak en güzeli değilmi?" uygulamalar farklı diye itmeyin.

    YanıtlaSil
  5. Tesadüfen blog'una rastladım. Ve birkaç şey yazmak istiyorum. Dinde eşcinselliğin yeri nedir aradım ve bir siteden alıntı yaptım:
    "Sual: Eşcinsel bir erkeğim. Bu işi fiilen yapmıyorum, ama düşünce olarak kafamdan hiç çıkmıyor. Hep bir erkekle beraber olmak istiyorum. Bu da beni çok rahatsız ediyor. Doktorlara sordum, bu hastalığın ilacı yok dediler. İntihar mı edeyim, yoksa, eşcinsel düşünceler içinde mi yaşamalıyım?
    CEVAP
    Tedavisi olmayan dert, hastalık yoktur. Bilinmiyordur o ayrı bir şey."
    Yine aynı siteden:
    "İçki, zina, hırsızlık, eşcinsellik gibi her türlü günahın tek ilacı vardır. Bu ilaç Kur'an-ı kerimde açıkça bildiriliyor. Bu ilacı kullanan her Müslüman, alışkanlık haline gelen, bağımlısı olduğu büyük günahlardan mutlaka kurtulur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Namaz, münker ve fahşadan [edepsizlikten, akla ve dine uymayan esrar, içki, zina, livata, eşcinsellik gibi her türlü kötülükten, her türlü günahtan] alıkoyar.) [Ankebut 45]"

    Açıkçası bu yazılanları doğru buluyorum. Fakat lütfen yanlış anlama, ben öyle her önüme gelen gay'e "GÜNAH İŞLİYORSUN!!!" demiyorum, hiç tavır almıyorum bile... Fakat sen gördüğüm kadarıyla din konularıyla ilgilisin, bu yüzden yazma gereği duydum.

    YanıtlaSil
  6. Blog'uma hoş geldin. yalnız gelirken yanında başkasının ötekileştiren zehirli bakışlarını getirme, sen sadece birey olarak yetersin...

    Sual soran soruda zaten fırça yiyeceğini kabul ediyor da en azından kenarından kurtarırırm derdiyle sormuş.

    Cevap verenin nereden böyle bir tertip yaptığını bilmiyorum. işi gücü yok, tüm ibadet ve dertleri tamam da nafile namazlarından ara verdiği sırada sanırım çala kalem sallamış. cümleleri büktürüp istediği haline getirip kurması yetmezmiş gibi bir de mealle soslamış, yersen!

    şimdi onu zavallı çözümleri ile birlikte bırakıp yanına sağduyunu alıp asr-saadete birlikte gitmemizi istiyorum. bir tek sahabenin hindistan da elinde Kur'anla karşılaştığı manzarayı hayal edelim. ganjda yıkanan çırıl çıplak hintliler, kastlar, 2500 yıllık adetler, 1000 tane tanrı, sana bakan "niçin geldin?" diye soran gözler...

    o ne yaptıysa, bugün 170 Mil Pakistan, 180 Mil Bangladeş, 200 Mil Hindistan, ve çevresi ülkelerde 100 Mil Mülüman... her gün ve her amellerinde 650 Mil insanın sevabı o sahabenin defterine işleniyor. Sence onun yaptığı tavır ve hayatıyla gösterdiği istikamet, önüne her gelene günah ve tuhaf gelene hastalık etiketi yapıştıran, asr-ı saadetle harun reşid'in sarayını karıştıran yukarıdaki gibi zihniyetlere benziyor mu?

    o sadece tüm şevki ile Rabbine aşkını gösterdi. Çevresindekiler de o şevkle onun rüzgarına kapıldılar. fiiller eridi, islam oldu. O tek şahış, teraziye pek ağır geldi.

    Hint geleneklerinden bize bulaşan "ayıp" kelimesini tanımayan, bugün son asırda hortlattığımız onlarca pagan adetine kafa bile yormayan, ömrü Kur'anla dolu, kalbi aşkla, hareketi şevkle dolu O saff-ı evvel bize mümtaz bir nümune oldu.

    ben bu yolda olmak istiyorum. eğer bu islam ise diğerleri hakkında bir şey bilemiyorum. zaten vaktim de yoktur ne diyorlar diye bakayım.

    tüm gücümüzle iman meselesinde biz gayret sarfedersek o mahrem hayatın detayları da hale yola girer, çözümleri hem eşcinselleri hem diğerlerini fazlası ile tatmin eder.

    siz eşcinsel değilseniz lütfen hasta diyerek başlamayın. hukukunu vermediğiniz insanları aşağılayıp yada aşağılayanları nakledip yüzleştirmeyin. bu sadece zulümdür.

    YanıtlaSil
  7. Yazdıklarımda aşağılayıcı bir şey görmüyorum. Sadece benim inancıma göre eşcinselliğin günah olduğunu söyledim. Ben içki içmenin, ya da evlilik dışı ilişkiye girmenin de günah olduğuna inanıyorum. Şimdi bunları yapan bütün insanları aşağılamış mı oluyorum? Ki bunlardan etrafımda da var.

    Dediğim gibi, inancın hakkında kafa yoruyorsun, bu ilgimi çekti, bu yüzden yazmak istedim. Ayrıca o soruya cevap veren kişi din konusunda son derece bilgili bir insandır. Tabii sen yine de istediğini düşünmekte/yapmakta serbestsin.

    Bir tanıdığım bu konularda bunalımdaydı, ben de araştırıp buraya yazdığım o alıntıyı buldum. Hem o yazılanlarla hem de din kitaplarıyla bu düşüncelerinden tamamen kurtuldu. Kendini tanıdı. Tabii sen onunla aynı insan değilsin, tam olarak nasıl bir haldesin bilemem, yine de belki ilgini çeker diye yazdım.

    Bir de ben birkaç yazını okudum fakat tam anlayamadım. Eşcinsel misin değil misin? Ve eşcinsellik hakkında ne düşünüyorsun?

    Son olarak, eğer yazdıklarımla duygularını incittiysem kusura bakma. Bu konulara açık olduğun için rahat davrandım. Bir blogda okumuştum(belki de senin blogundu hatırlamıyorum), asıl yapmamız gereken eşcinselleri aşağılamak, dışlamak değil neden yanlış bulduğumuzu açıklamak, onlara da kendilerini açıklamaları için fırsat vermek vs. yazıyordu.

    YanıtlaSil
  8. YagmurToz ben eşinselim,sen eşcinsel misin bilmiyorum. evlilik dışı ilişkiye girmenin günah olduğunu düşünüp takva noktasında uzak durman güzel, bu memlekette yakın vakitte eşcinsellere de evlilik hakkı verildiğinde bu davranışından eşcinseller olarak yararlanmak isteriz.

    eşcinsel çiftler vergisini verip sorumlulukların hepsini yerine getirdiği halde, hala hastanede, hapishanede, askerde, nikahta, mirasta, evlat edinmede refakat edemedikleri bir sistemin içinde yaşıyorlar.

    senin de ilk cümlen tedavi olarak başlayınca ister istemez sert cevaplandı. hele masum ve mazlum bir eşcinsele sapasağlamken hasta yerine koyup sonra tedavi etmek(!)den ikinci mesajında da bahsetmişsin. Tıp etiği ayrı bir konu. sonra ikinci mesajında çark edip bu sefer de "kendini tanıdı, düşüncelerinden kurtuldu" demişsin. eşcinselliğini tanıyan onu kabul eden Allahın kendisine nasıl büyük nimet ikram ettiğini de bilir. hayatına tüm kimlikleri ile ve iç kargaşası olmadan samimi sarılabilir. kurtulduğu olsa olsa homofobi olmalı. lakin eşcinselliği bilip "eşcinsellikten kurtuldum" demek, sadece "artık yeter! sen öle zannet, istediğin buysa tamam artık eşcinsel hiç bir fiilimi en azından sen görmezsin" demektir. bu ise çok büyük bir tehlikeyi getirir. çünkü zorlayarak ona yalan söylediğinde, eşcinsel olmayanlara verilen hakları ve taltifi kazanabileceğini ona öğretmiş olursun. eşcinsel olduğu halde artık onu bir koca, onu bir baba, onu bir anne, onu tam sen gibi bir dost zannedebilirsin. bir süre sonra kendi bile buna inanabilir. toplumun alkışları ve maddi getirileri ile tam kendini kandırmış olur. beyaz taklidi yapan bir zenci olarak hayatına devam eder. diğer zenciler onu yine zenci olarak görür. sen eşcinselliği elbette yanlış bulabilrisin ama onun yanlış bulmak gibi bir lüksü yok. çünkü onun has ve değiştirilemez bir kimliğidir...

    onu olmadığı bir hayatı taklide mecbur etmek, dini, milli yada örfi bir takım ölçülere uydurmaya zorlamak nifaktır. islam nifakı değil ihlası yani içi dışı bir olmayı ve içindeki tüm kimliklere tam saygıyı emreder. sadece içsel değil tüm uygulamaları ile özgürlüğü bireye tanır. kişi bundan sonra kendi takva anlayışı ile hayatını düzenlemeye başlar. tıpkı 5 vakit namazı hayatımıza almak, Pazartesi sabah ile başlanmadığı, hayata yavaş yavaş sokulduğu gibi birey de tüm kimliklerinde aşamalı olarak edeb ve haya gibi takva unsurlarını ilerletir.
    müdahele etmek ise tüm dengelerini alt üst edip ihlastan riyaya ve taklide düşürtür.

    senin ve seni sevenlerin, tüm kimliklerine saygı duyulan bir çevrede yaşamanızı dilerim.

    YanıtlaSil
  9. gaylerin günaha girdiğini düşünmüyorum çünkü ellerinde olan bir durum değil bu tamamen hormonal. haksızmıyım??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haksizsin cunku yapilan klinik arastirmalar sonucu escinselligin de heterosexuallerden farksiz olarak kadinsa kadin gibi ostrojen ve progesteron hormonlari salgiladigi, erkekse erkek gibi testesteron salgiladigi, herhangi hormonal bir farklilik olmadigi gozlenmistir. Escinselligin neden oldugu bilinmemekle, neden olmadigi bilinmektedir. Hormonlar, yetistirilme tarzi, hemcinsi, akranlari veya babasiyla/annesiyle olan zayif iletisimi gibi seyler ESCİNSELLİGİN SEBEBİ DEGİLDİR. Ayrica gunah oldugunu dusunmuyorum, tabiki sahsi gorusumdur. Allahla olan iletisimim(dua) ve onun bana verdigi cevap(yasanilan olaylar) sonucu boyle soyluyorum. O da sudur ki; sen yanlis degilsin. Seni ben boyle
      yarattim.

      Sil
  10. bir gay kendi kendini tedavi etmeye çalışıp duygularını ne kadar körlemeye çalışsada bu en fazla iki üç gün sürer ki onları anlamak lazım böyle olmayı kendileri istemedi diğimi??

    YanıtlaSil
  11. @adsız
    eşcinsellik hormonal değil. son yüzyıldır, kobay olduğumuz deneyler içinde yüksek dozda hormanla eşcinseli düzeltmek(!) isteyen bir sürü aklı evvel başarılı olamadılar.

    eşcinsel kimlik tercih de değil. başka şıkları seçerdik inan.

    günah fiilin neticesidir. eşcinseller günah işleyebilirler. bu eşcinsel kimliğe sahip oldukları için değildir.

    @adsız
    duygularımızı körleyebiliriiz. bunun için terapiye gerek yok. sadece irade yeter. istersek yada zaman ve zemin uygunsuzluğundan cinsel bir hayatımız olmayabilir. ama bu tek başına bir erdem değildir. kişinin kendi özeli hakkında kendi kararıdır. yani ömür boyu cinselliği yok diye eşcinsellikten çıkmış olmaz.

    YanıtlaSil
  12. Sevgili Eflatoon...

    Sizin gibi arkadaşların bu durumu bu kadar rahat bir şekilde teşhir etmesindeki neden ne olabilir.? Ki bu uzun yıllar süregelen bi durum olmasına karşın, dinimize , örfümüze , aile yaşantımıza ne kadar paraleldir..Bu bir gerçektir ki bu durumda olan insanlar gerçek manaada hastadırlar ve tedavileri de nefs-i oruçtan başka birşey değildir.
    Allah (c.c) insanlara en yakiin düşmanlarından biri olan nefisten bahsetmiyor mu Kuran-ı Kerim de? Bu nefis işidir.Ve insan kendi nefsini müdafaa edebilecek güce sahiptir.Bu dinimizce büyük bir günahtır.Bu apacık Zinadır. Bu durum içerisinde olan insanlar bunun normal birşey olmadığının bilincindedirler ve bu yüzden durumu gizleyip saklamaktadırlar.Bu durumu yaşıyor olmanız bunun normal bir şeymiş gibi lanse etmeniz anlamına gelmiyor. Lütfen ..
    Unutmayın ki bu bir kıyamet alametidir..Lütfen arkadaşlar.Durumu normal bir olaymış gibi görüp kendimizi kandırmayalım ve unutmayın ki Allah (c.c) kullarının aciz olduğunu bilir . Ve tövbelerini kabul eder.Allah hepimizi Islah Etsin ...

    YanıtlaSil
  13. adı ihtilal olup bana boyun eğmeyi ders veren arkadaşım,

    eşcinsellik bir ünvandır ve bir kimliktir. "eşcinsellik yapmak" ise bir fiildir. bu blogda bu fiili, siz eşcinsel olmayanalara ve bir kısım henüz kabul etmeyenlere reklam eden teşhir eden bir ifade nerede gördü iseniz hemen kaldırayım. hasta tedavi ilişkisini algılamanız güzel. insanlar bu bağ ile sadece insana özgü ve melekleri geride bıraktıkları Şafii ismine bu bağ ile ulaşırlar. başka bir konu ise cinsel kimlikleri, milli kimlikleri ve dini kimlikleri ise Rablerini tanımalarına basamak olur. biliyorsunuz "kendini tanıyan Rabbini tanır".

    nefis bahsi ise önemli bir nokta olmuş. çünkü eşcinselliğin rol modellerine ve başarıları ile topluma örnek olmuş ortada ayakları yere basan, müslüman ve türk kimlikleri kadar eşcinsel kimliğini dengeli yaşayan örneklere ihtiyacı vardır. toplum olarak bizim ihtiyacımız diğerlerinden fazladır.

    bu fark algı farkımızdan doğuyor. kadın özgürlüğü demek, dışarıda, kadınların bir araya gelerek varlıklarını ortaya çıkarmaları ve hak talep etmeleridir. bizim kültürümüzde ise bunu sokakta yapan hafife alınır. bizde sokakta olan çirkindir ve değersizdir. öyleyse kadına hak sokakta aranmaz.

    peki ezilen, kapatılan mahrum edilen susturulan kadın için ona yani şefkatli annenin, iffetli kızkardeşin, sevgi dolu eşin, değeri sarsılmadan hakkı nasıl verilecek? onlar nasıl hak talep edecek? onların sözü nerede geçer? kadının yeri evidir. tüm dünya tek bir ev gibi olunca nasıl olacak? evinde Hz. Aişe'ye alışığız ulema ve kudema meclisinde Hz. Aişe'ye hazır mıyız?

    evet bizim kültürümüz hürmeti, erdemi ve fazileti güç kabul eder. sesini duyurmak bu yoldan geçer. öyleyse eşcinseller için de bu kültürde söz sahibi olmak bu yoldan geçer. öyleyse rol modeller ve örnekler çok önemlidir.

    düşüncesizce amsterdamdaki eşcinsele attığınız taşlar yanınızdaki eşcinsel akrabanızı yaralıyor. lütfen daha saygılı olun. biz her yerdeyiz. gördüğünüz her on kişiden birisiyiz. susmak ve konuşmamak bizim varlığımızı etkilemez.

    Allah'a inancımızı ve Allahın bizi sevmesini de etkilemez. hala inayetlere mazhar oluyor, nimetleri tefekkür ediyor, şükrediyor ve ibadet ediyoruz. sürekli duaya ve desteğe ihtiyacımız var.

    dediğiniz gibi Allah hepimizi ıslah etsin...

    YanıtlaSil
  14. Eflatoon... gerçekten yazılarını ve diğer katılımcılara verdiğin cevapları okuyunca sana gerçek manada hiç abartısız hayran kaldım... eşcinselliği bu kadar iyi savunabilecek cümleler kurulabileceğini blogunuzu görmeden önce hayal bile edememiştim... ve eşcinselliğinizle gösterdiğiniz ağırbaşlılığınızı ve cesaretinizi ayrıca kutluyor ve imreniyorum. ama ne yazık ki ben de bir eşcinsel olarak dışlanacağım korkusuyla (aslında dışlanacağımdan maalesef emin olduğum için) bunun hakkında tek kelime edemiyor hatta arkadaşlarca konusu açıldığında yorum yapmamak amacıyla ortamdan kendimi uzaklaştırmak ya da soyutlamak zorunda kalıyorum. maalesef toplumumuz bunu hala göremedi. ki gördükten sonra anlama kabul etme ve hak verme aşamalarının bizim dönemimiz içerinde gerçekleşmeyeciğini biliyorum. ama senin gibi insanlar oldukça bu sürecin varlığının sürekliliğinden emin olacağımı gururla söyleyebiliyorum. ne mutlu sana... ve bir sorum var!!! ben bunu kimseye söylemeden yaşayabilirmiyim? yoksa cinsel özgürlüğüm gibi amerika gibi daha medeni bir ülkeye taşınmak zorundamıyım?

    YanıtlaSil
  15. desteğin için teşekkürler arkadaşım.

    evet eşcinselliği kimseye söylemeden yaşamak mümkün. biliyorsun zenci "ben zenciyim" diye bağırmadan elbette yaşayabilir. yalnız şu var ki, beyaz taklidi yapmak fazlası ile ömür törpüsü olur ve başka zenciler onu bilirler. bence zaten sıkıntılı olan hayatımızı daha da daraltmayalım. inkar etmeyelim ama ortaya da cinsel kimliğimizi asli ve birinci kimliğimiz gibi çıkmayalım.

    öte yandan, insanların birbirleri ile görüşmesi o dağınık kitleyi topluma, dağınık hareketleri adet ve ortak paydaya çeviren acayip bir güç taşıyor. bu paylaşımlar oldukça o denli ilginç çözümlere rastlıyorum ki, medeni ülkelerde ancak karşılığı bulunur. madem bu yolda toplumca gidiyoruz elbette o etik ve estetikten en fazla yararlanacak olan eşcinselliktir. çünkü en maduru eşcinselliktir. Allahtan dile sana da böle cehennem içinde baharı andıran bir güzel çözüm, hayatı yaz bahçesine çeviren bir neşe versin...

    YanıtlaSil
  16. çok korkuyorum öbür dünyamı cok merak ediyorum kendime engel olamıyorum. istiyorumki hayatımda sadece bir kişi olsun ve o benim bende onun helaliymiş gibi bir ömür boyu yasayalım ama oda yok işte herkes kaşar olmuş :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne öz ve güzel bir istek, zaten sadece eş cinseller değil tüm insanlar için geçerli ve gerekli bir şey daimi bir eş..

      Rabbim hepimize nasip eylesin. Amin:)

      Sil
    2. Merhaba Adsız. "......herkes kaşar olmuş" ifaden beni çok güldürdü inan. Doğru söylemişsin. Bu zaten toplumun eşcinseller hakkındaki genel kanısını belirleyen bir durum. Bir yandan "Ahh hayatımdaki O özel kişiyi bir bulsam" deyip diğer yandan Taksim'deki barlardan çıkmayan, tek gecelik ilişkilerde 'O özel insanı' arayan arkadaşlarımı düşündükçe birden kendimi toplumun o genel kanısını paylaşır buluyorum. Bu tespiti benim dışımda başka bir eşcinsel arkadaşdan espirili bir biçimde duymak beni keyiflendirdi :) Erdinç

      Sil
  17. çok korkuyorsunuz. evet, korkmalısınız da... dini kimliğiniz ister sunni ister alevi olsun yine korkmalısınız. seyyid yada şerif olsanız bile yine korkmalısınız. milli kimliğiniz ne olursa olsun yine korkmalınız. cinsel kimliğiniz ne olursa olsun, ister eşcinsel ister değil yine korkmalınız. çünkü o gün öle bir hesap günüdür ki, ibadet borcu tüm hizmet ve payelerin üstündedir, ihlasın zerresi iş görür, ve haksızdan o hak pek acı alınır.

    bu sebeple Allaha kulluğumuzu ona layık yapamadığımız için daha dünyada afv dilemek gerekir. afv ve mağfiret o dünyanın en kıymetli değeridir.

    dünyada kendine engel olamamak tüm kimlikler için geçerlidir. yani taşıdığı dini, milli yada cinsel kimlik yüzünden Allah rızası olmadan yapılan her fiil ve taraftarlık sorumluluk doğurur. öte yandan bu hadsiz ihtiyaç ile Allaha sığınan ve bilinçle ondan yardım dileyen için de tüm sorunları halledebilecek bir şefkat yolu ona açılır.

    şekil yönünden, dünyada hiç kimse kimsenin helali değildir. sadece ayetle sabit olan Peygamberimizin evliliğidir. toplum onu taklit eder. o taklidin Allah katında kabul olup olmadığı ise ahirette belli olur. biz kabul olsun temenni ederiz. ahiretteki sonucu bilmeden gaybe yürüyen insanlar da ömürlerini o mesuliyetle geçirirler. sonuçta herkes ona döndüğünde hak batıl ortaya çıkar. adı bir olan çok şeyler tek tek incelenir ve hakikatı tüm insanlığın gözü önünde ilan edilir.

    mana yönünden, insanın yari arkadaşı sırdaşı dünyasını kolay eden değil, dünyasına teselli veren, ahiretine şevk veren, ahiret yolunda ona arkadaşlık edendir. hakiki arkadaş ve dost ve hayat yoldaşı budur. bu yoldaşlığını sizin tüm kimliklerinizle ahenkli yerine getiriyorsa bu en büyük nimettir. değerlidir ama nadir değil. işin sırrı Allaha sığınmak ondan dilemek ve ona yalvarmaktan geçer.

    dua ediyoruz ve diliyoruz ki, bize bu dünyayı pahalı satmasın, ahiretimizde zarara uğratmasın:

    ya rab! kusurumuzu affet, bizi kendine kul kabul et. emanetini kabzetmek zamanına kadar emanette emin kıl...

    YanıtlaSil
  18. Merhaba,
    Ben,dinime,kurallarıma ve aileme çok bağlı olan bir insanım...maalesefki yaratılış gereği GAY olarak yaratıldım,kaderimde vardı ve yaşıyorum.
    Fakat,bu benim hata yapacağım anlamına gelmez...
    Evet..bir erkeğe aşık oldum,sevdim...
    Hatta göz yaşı bile döktüm.
    Fakat,hiç bir zaman kurallarımı çiğnemedim,çiğenmemde,çünkü inançlarımda eşcinseliğin yeri yoktur.
    Ben bir gaymıyım evet. Maalesef gayım.
    Rabbim beni denemek için böyle bir duygu verdi,bende bunun acısına katlanıp hata işlememeye çalışıyorum.
    Bir tıp okumak isteyen bir öğrenci olarak,size beyan etmek isterim ki GAYLIK,Tedavisi olmayan ve Hastalıkda olmayan bir hormon bozukluğudur.
    Bu bazen psikolojik yani sapma sonucu,(ailede anne veya ablalar ile vakit daha cok vakit geçirme,baba rölünün üstünde fazla olmaması,vey erkek cocuğunun,cinsel yönelim zamanında kız gibi yetiştirilmesi) Diyer bir sebepde;
    Kadınlardaki XX erkeklerde XY (cinsiyet hormonları) Her ikitaraftada,karşı cins hormonlar bulunur. Bunun sonucunda ise kadının fazla kırılgan,yumuşak olmasını engeller.
    Erkekte ise;Fazla sert olmayı engeller.
    Fakat,anormallikler sonucunda cinsiyet hormonları,olması gerektiğinden fazla,olursa böyle sonuçlar görüyoruz...
    Ve inanırmısınız ne kadar konuşsamda boş...
    Gaylık gerçekten,insanı cok yıpratan ve kıran bir duygu...ALLAH yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil
  19. yazdııklarınızı satır satır incelemek gerekir arkadaşım...

    dininize dinin kurallarına, ailenize bağlı olmanız çok güzel. yaratılışınızın gay olması da en az onlar kadar güzel tebrik ederim. Allah size kabul edebilmeyi nasib etsin. kaderinizin gay olmasını oflaya poflaya, Allaha bin sitemle değil, maal-iftihar ve şükürle karşılamanız size daha çok yakışır.

    elbette gay olmanız hata yapacağınız anlamına gelmez. o sebeple hata yapmayın ve cinsel kimliğinize denk olmayan birisi ile cinselliğinizi paylaşmayın.

    aşık olmanız, sevmeniz, sevgiyi bilmeniz pek güzel. bazı büyükler bu alemin yaratılışının sebebi sevgidir derler. ulvi sevgiye giden yol bazen başka bir denk kalbi sevmekten geçer.

    inançlarınızda eşcinselliğin yeri olmamasını çok garipsemedim. normalde birisi dini kimlik birisi cinsel kimlik. illa da birbiri içine sokuşturmaya gerek yok. ayrı yaşayabiliyorsanız bu da çözüm. yalnız şu var ki, dini kimliğinden ötürü cinsel kimliği ile savaşanlara ve bunalanlara yardım etmek için bu blog var. birbirinin içine sokmadan, samimi ciddi ahenk içinde yaşamak niyetiniz varsa, binbir emekle oluşturulmuş diğer yazıları da okuyun...

    eşcinselliğin medikal sebebleri ile ilgili olarak bir talebe gibi konun uzmanlarını dinleminizi öneririm. dini kimlik konusunda bilinçlenmek nasıl ahiretinizi aydınlatırsa cinsel kimlik konusunda bilinçlenmek de şu anınızı ve dünyanızı daha iyi algılamanızı, çevrenizdeki pek çok bireyi daha doğru anlamanızı sağlar...

    bu söylediğiniz teoriler tek tek çökerken, çeşit çeşit denemelerde kobay olan eşcinseller hayatlarını sefalete sererken sizin gibi inandığı dik duruşunu gösterecek eşcinsellere büyük ihtiyaç var. tüm kimliklerini kabul edip uyumla aynı bedende taşıyan ve kendini bilmek basamaklarından çıkarak Allahı bilmek makamına ulaşanlara ihtiyaç var...

    bu ağır yolu güzel tarif etmiş ve yıprandığınızı kırıldığınızı yazmışsınız. o zaman bu yoldaki yaralı kader arkadaşlarımızın yaralarına tuz basmak değil, teselli olmak, ümit vermek, doğruluğun ve insanlığın yanında yer almak gerekir. tek başına değil halden anlayan ciddi arkadaşlarla beraber bu uzun yolu geçmek gerekir. bu sebeple bir an evvel kendi kabul döneminizi tamamlayıp, sırlar dolabından çıkarak, sizi siz yapan Allahın verdiği her güzel kimliğinizle uyum içinde bu yolda onurunuzla yürümenizi dilerim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "..aşık olmanız, sevmeniz, sevgiyi bilmeniz pek güzel. bazı büyükler bu alemin yaratılışının sebebi sevgidir derler. ulvi sevgiye giden yol bazen başka bir denk kalbi sevmekten geçer."

      Maşaalah:)

      Sil
  20. selamun aleykum.
    blogunuzu keşfedince size hayranlık duydum .Yaşadığınız şeyin bilincinde olup sabır ve şükürle karşılamanız.Allah korkunuz...kaderinize isyan etmemeniz.Böyle zor bir konuda sınanmaza rağmen güçlü oluşunuz beni çok etkiledi.Allah(c.c) yardımcınız olsun...

    YanıtlaSil
  21. cok guzel seyler yazılmıs hepsını tek tek okudum ve evt butun hepsını aynen fazlasıyla yasıyorum ama sunuda öğrendım dınle cınsel hayatım tamamıyla ayrıstırdım evt ılıskılerımıde yasıyorum aama kalkıp namazımı yada cuma namazınıda kılmaya gıdıyorum cozumler ıcın cok seyler denedım ama olmadı olmıcagınıda bılıyorum artık sadece ıstedıgım teksey Allahın rızasını kazanmak ve diğer dunyadakı halımız bunu herkes merak edıyor evt ama bızım ıcın cok daha farklı gıbı gelıo ama Allah cok bagıslayan ve merhametlı Allah hepımızı affetsın admın yazılarınız ıcınde cok tskler emeklerınız cook...

    YanıtlaSil
  22. @adsız
    desteğiniz için teşekkür ederim...

    @adsız
    desteğiniz için teşekkür eder bu şevkle ibadetinize bir ömür boyu sahip çıkmanızı dilerim...

    YanıtlaSil
  23. S.A
    Sitesinizi yeni gördüm yorumları okudum...
    ben şunu sormak istiyorum sayın admin, eğer eşcinsellik günah değilse LUT kavmi neden helaka uğradı. eşcinsellik kimisine göre hormolen bozukluk kimisine göre içgüdüsel bi durum. bana göre büyük bi sınav bu. zaten en büyük sınavda nefimizle olan savaş değilmidir ?

    YanıtlaSil
  24. Lut A.S.'ın kavmi ne kadar azgınlık yaptığı hatta zulm ve kendi kudretlerini ilan için evlerindeki helal eşlerini bırakıp genç erkeklere gittikleri malumdur. şehre gelen yolculara yapmadıkları zulüm kalmadığı gibi... bu rezaletten hepimiz hıfz-ı ilahiye sığınıyoruz.

    içgüdü felsefi bir ifade... islam terminolojisinde güdü değil, Allahın ilhamı kullanılır.

    felsefi yada islami ifadeler eşcinselliği zevk açlığı değil, bir kimlik olarak ele aldığımızda insani bir özellik olarak görür.

    sizin bakış açınıza göre eşcinsellik sınav olduğunu söylemişsiniz. evet eşcinsellik bir sınav olduğu gibi evlilik askerlik gibi tüm toplumsal kavramlar hatta ibadete kadar hepsi sınavdır. kitaba uygun yapmış olmanız dahi kabul edileceği anlamına gelmez. her amel niyetine göre kıymet alır. şeklen benzemesi sizin hakkınız olduğu anlamına gelmez. her durum ve fiil ara tonlarıyla değerleriyle grilikleriyle ve herkes kendi becerisi ile hayat defterini yazar. herkesin ömür sınavındaki soru kitapçığı farklıdır. eşcinselin kitapçığı da "kendi cinsinden olanlara iç geçire geçire hayat tüketmektir" diyemezsiniz. çünkü siz de sınav dasınız. sizin sınavınız da eşcinselin sınavı da kendine sorulan soruyladır. başkaları ile uğraşmak beyhudedir. önemli olan hayattan kopmadan toplumla ahenkli bir biçimde tüm yeteneklerini keşfetmek ve ahireti kazandıracak yolları elde etmektir. tüm bunları yaparken toplum içinde her kimlik için nasıl mertebeler varsa eşcinsel birey için de mertebeler vardır. ona cinsel hayatı esirgemek, söz vermemek, insani haklarından mahrum etmek, hatta kuyularda yakarak öldürmek gibi rezaletler hem kader hem dünya ölçünde sizi zalim yapar.

    nasıl nefisle mücadelede kendini kur'an ilimlerine vakfetmek gibi yüksek mertebelerden hem evlenip hem dindar bir hayat yaşamaya kadar mertebeler varsa bu herkes için geçerlidir. toplum için bir fitne değilse eşcinseli niçin itham edeceksiniz? o sizin kardeşiniz akrabanız, hayatınızdan birisidir.

    dua etmeli sükunet bulmalı.
    "yarab kusurumuzu affet. bizi kendine kul kabul et. emanetini kabzetmek zamanına kadar emanette emin kıl."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maşaalah yanıt harika olmuş sadece bir küçük hatırlatma:
      Bu ve benzeri diğer yazılarda da gerek duyduğum gibi kardeşimizin Lut kavminin helaki ile ilgili geniş bilgi bulabileceği eser:

      Türk Diyanet Yayınları Vakfı'ndan çıkan:

      Peygamberler Tarihi adlı eserdir.

      Dikkatle okurlarsa sebepleri gayet net anlayacaklar ve umarız ki biraz da merak ve empati niyetiyle çevrelerindeki eşcinsellere ulaşıp tanıştıklarında, eşcinselliğin de ne olduğu ne olmadığı daha net anlaşılacaktır..

      Yakınlarda Cnn Türk'te yayınlanan Şirin Pazyın'la Ne Oluyor adlı programın videosunu izlemek, takdire şayan bir başlangıç olabilir:

      http://vimeo.com/m/72916680

      Gölgelerde yuvalanan ön yargıların,Allah’ın Nur’uyla aydınlanması dileğiyle..

      Sil
  25. Öncelikle blogunuz için teşekkür ediyorum eflatoon. Bu kadar seviyeli, anlayışlı bir dille sohbet eden arkadaşlara da teşekkürler. Çünkü bu soru-cevapları okudukça yalnız olmadığımızı hissediyoruz. Bu 'öteki' olma durumu şahsen beni kahrediyor. En yakın arkadaşlarımın bilmemesi, ailemin bilmemesi. Anlattığımda göreceğim yüzleri hayal etmek bile beni ürkütüyor. 27 yaşında bir bayanım. Şu an Amerika'da yaşıyorum. Türkiye'de 3 yıl süren bir ilişkim vardı ama müslüman oldugumuz için birlikte ayrılma kararı aldık. Çok zor oldu ama yaptık. Kendimle gurur duyuyordum verdiğim karar için. İrademe karşı çıkmıştım. Dinim için bir karar vermiştim. Sonrasında yaklaşık 6 sene kimseyle bir ilişkim olmadı çünkü ben kendimle savaşıyordum. Karşıma çıkan onca kariyer sahibi, her şekilde mükemmel erkeklerin hiçbiriyle arkadaşlıktan öteye gidemiyordum. Bu durumu benden başka kimse bilmiyor. Ailem baskıcı değil ama her aile gibi evlenmemi istiyor. Bense bir şey hissedemediğim biriyle nasıl yaşayacağımı düşünüyorum. Her şeyden uzaklaşmak için Amerika'ya gitmek istedim. Ve gittim. Aklımda kendim gibi biriyle ilişki yaşamak filan olmamıştı giderken. Sadece kendi bunalımımdan kurtulmak için tanıdığım insanları görmeyeceğim bir yere gitmekti amacım. Ama ben eşruhumu buldum orda. Kendime o kadar kızdım ki. Uykularım kaçtı, eski kaygılarım geri döndü. 6 yıl önce kapattığımı sandığım konu tüm heybetiyle karşıma dikildi. Ne yapabilirim? Onu karşıma çıkaran da Allah değil mi? Ben aramadım. Fakat baktım ki kaygılı olan sadece benim. Eşruhumun böyle kaygıları yok. Çevresindeki herkes, ailesi de dahil bu durumu biliyor. Kendisi ve ailesi Amerikan ama bu anlayışın Amerikan olmakla alakası var mı yok mu emin değilim. Ailesindeki herkese beni anlatabiliyor ama ben aynısını yapamıyorum. Ve kahroluyorum. Amerika'dayken onunla özgürce yaşayabiliyorum. Kimse yargılamıyor bizi. Çünkü orda 'öteki' değiliz. İnsanlar normal karşılıyor bu durumu ve saygı duyuyorlar. Türkiye'de hayal edemiyorum bizi. Bölünmüş bir hayat yaşıyorum. İki tane 'ben' var, biri bilinen bir bilinmeyen. Çok zor. Sırf bu yuzden Amerika'da ömür boyu kalmak istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maşaalah, içinizdeki Allah korkusu ve nefsinizle mücadelenizi görmek hayret verici.

      Sadece eşcinsel olmanın ya da eşcinsel eylemlerin günah olarak yorumlandığı, terapi sansarlarının çıkarlarıyla yönledirilen şura kararları alındığı bir ülkede kendiniz olarak yaşamanın zorluğu ortada..

      Sınavın ne olduğunu perde açılmadan ya da sıvan bitip bu dünyaya bakan sonuçları görünmeden bilemiyoruz, Allah dilediğine hidayet veriyor ve gösteriyor...

      Rabbim her daim batıldan uzak, hakka yakın yaşamak nasip eylesin amin:)

      Ruh eşinizle, birlikte ahirete yürüyebileceğiniz ortak paydaları oluşturabilmenizi dilerim.

      Sevgiler ve dua ile...

      Sil
  26. paylaşımınız için ben teşekkür ederim.

    ümidimiz gayretimiz onurla bu kadim belde de insanların tüm kimlikleri ile incinmeden onurla yaşayabilmeleridir.

    yalansız üzüntüsüz açık ve onurlu bir hayatı her insan hak ediyor.

    yorumlarınızın devamını dilerim.

    YanıtlaSil