3 Kasım 2009 Salı

Fag Hag


Fag Hag, bizde karşılığı bulunmayan bir kelime... eşcinsel olmayan, eşcinsele şefkat gösteren ve onun için gayret eden fedai, bayan arkadaşına verilen isimdir. evet bazen olur, yalnız bırakılmaya çalışılan eşcinsele yakın çevresinden insaniyet namına öyle fedai bir bayan çıkar ki, o sırdaşın yerini başka bir eşcinsel dolduramaz. evet şefkat kahramanı bayanların toplumun ağırlığı altında ezildiğini gördükleri eşcinsellerin yanında olduklarına dair ifade "fag hag" dir.

bu konu ile alakalı bir kısa yazışma :


- öncelikle mailine internette gaylik ve islamla alakalı araştırma yaparken blogdaki yazılarını okuduktan sora ulaştığımı belirtmek isterim.yazıların çok ilginç.benim bu konuda yardıma ihtiyacım var.çok sevdiğim bi arkadaşımın gay olduğunu öğrendim kısa bir süre önce.arkadaşımı desteklediğimi söyleyemem çünkü eşcinselliğin doğru bişey olduğunu düşünmüyorum yada inanmıyorum diyelim.ama karşı da çıkamıyorum çünkü arkadaşımı çok seviyorum.onu yalnız bırakmak istemiyorum,üzülmesini ve mutsuz olmasını da istemiyorum.yani elimde birtek işin insani tarafı kaldı.onu herşeyden öte insanlığıyla seviyorum ama durumu kabul etmiş hazmetmişte sayılmam hala yanlış bişey yaptığını düşünüyorum bilmiyorum belkide yanılıyorumdur.onun için çok da üzülüyorum sanki yaradılışına ters davrandığı için mutsuz gibi ama belkide böyle mutludur kafam çok karışık.ben müslümanım ve benim için islami bakış çok önemli.islamın bu olguya nasıl baktığıyla ilgili pek bilgi sahibi değilim.senin bana faydalı tavsiyelerin olacağını düşündüm.eğer rahatsız ettiysem özür dilerim,çok şaşkın ve çaresiz durumdayım.

- merhaba arkadaşım,

önce eşcinselliğin fiillerini düşünerek onaylamadığını lakin çok yakın ve sevdiğin bir arkadaşının eşcinsel olduğunu yazmışsın. evet eşcinseller heryerdeler. gördüğün her on kişiden birisi eşcinsel. ve her geçen gün daha da görünür olacaklar. eşcinsellik erkeklik, kadınlık ve ihtiyarlık gibi bir ünvan ve sıfattır. bu sıfatı taşıyan insanlar yine insandırlar. elbette ölüm karşısında acizliğini hisseden ve dostlarını ve sevdiklerinin ebedi mutluluğu ile alakadar olan her insan gibi başta tevhid ve ahiret olarak imanın her rüknüne hayati derece de ihtiyaçları vardır. ancak bu ihtiyaçları doyuruldukça dengeli, mantıklı ve ayakları yere basan insanlar haline gelirler. sen de zaten karar verdiğin gibi bu payda da eşcinselle arkadaşlık edersen, gerçek dostluğu göstermiş olursun. bu da pratikte onu Allah sevgisine teşvik etmekle olur. bu noktada eşcinsellerin farkı başlar. çünkü Allah sevgisini ders verebilmek için eşcinselin kendisini rahat hissetmesi ve lanetleniyor gibi görmemesi gerekir. zaten baştan kaybedilmiş bir dünya ve ahiret sınavı kişiyi Allaha ve topluma düşman yapar.

islamın bakışı sahabenin bakışıdır. sahabe de hindistana, yani tevhide kanaat edemeyip bin tanrıya kul olmuş insanların yanına gittiğinde onlara önce lanetli bir iş yaptıklarını anlatarak başlamamış. kendi dışındakilerin çirkinliğini tarif ederek yaklaşmamış. tevhidin güzelliğinden başlamış. onlara Hz. Peygamberimin aşkını öle bir tarif etmiş ki, onlar putperestlikden vazgeçtiklerini kendileri de sonradan aymışlar. hatta bugün ingilizlerin teşviki ile ayağa kaldırılmaya çalışılan hindu dini bile eskisi gibi değil ve sonsuza kadar değişmiş ve islamdan ders almış ve islah olmuş durumdadır. bir adam gelmiş 600 milyon her asırda müslüman yetiştirmiş bir yarı-kıtayı islama aşık etmiş. her türlü kültürel farklılıkları kaybolmadan insani değerleri ile birlikte islam ailesi içine katılmışlardır. şablon bu olduğuna göre yapılacak iş de budur.

onun mahremi sana tuhaf ve kabul edilemez gelmesi son derece normal. inan eşcinseller için de tersi bir o kadar kabul edilemez ve acayip! ancak saygı ile, hoşgörü ile, arkadaşlık ile bir arada yaşanıp güzel arkadaşlıklar hatırlara geçebilir. onun kendini ömür boyu sevecek bir kalbi arayışı da senin arayışın kadar normal... yanlışlar hatalar ve zaaflar da öle... zaten biliyorsun hatasız kul olmaya değil, hatasından Allaha sığınan kul olmaya çalışıyoruz. bu açıdan da arkadaşlığınız çok yapıcı olabilir. bunun için detaylara girmeyip sadece kavramlar üzerinde durursan kazanırsın. mutsuzluğunu sebebi ve bazı zamanlar daha bir karamsar olmasının sebebi de hayatı paylaşacak ve sıkıntısını her hali ile anlayan bir çevrenin ve hayat arkadaşının olmayışında saklı. tıpkı senin gibi... bazı gün olur hepimiz aynı iklimin içine dalarız. kalbin de iklimleri mevsimleri vardır. zorlu zamanlardan ibadetle dostların tebessümleri ile ve kur'andan tesellilerle çıkarız. işte bu payda eşcinsel olan olmayan tüm insanlığın ortak paydasıdır. sen onu eşcinsel olarak bilmen onu kabul etmen onun her halini hoş görmen anlamına gelmez. elbette riskli hareketlere ve tehlikelere karşı uyarmak gerekir. lakin irade kişinin kendi özgürlüğüdür. diliyorum ikiniz arkadaşlığınızla hayatın yükünü birbirinize hafifleten hayırlı bir dostluk yaşarsınız.

- merhaba tekrardan,

Öncelikle mesajımı ciddiye alıp üstelik vakit ayırıp bu kadar açıklayıcı karşılık yazdığın için çok teşekkür ederim.olaya bakış açından çok etkilendim.ben de yaklaşık şeyler düşünmekteyim tabiki ben hetereoseksüel olduğum için üstelik bi bayan olduğum için olmadığım şeyi anlayamam ama tahmin edebilirim anlmaya çalışabirim.arkadaşımdan uzaklaşmayı aklımdan bile geçiremiyorum.onu çok seviyorum.üzülmesini mutsuz olmasını asla istemem.çok haklısın gerçek bir arkadaş için arkadaşının her türlü kimliği kabul edilir olmalı.ben de kabul etmeye başladım sanırım.bundan sonra yapmam gereken yanında olmak.hem onun kendi içindeki sıkıntılarına karşı hemde dış dünyaya karşı yalnız bırakmamak.ben bu konuda pek bilgili olmadığımı söylemiştim.ama şunu hissediyorum Allah insanı kendi kendine kontrol edemediği şeylerden dolayı cezalandırımaz.üstelik diğer insanlara zarar veren kötü kalpli insanları düşündükçe eşcinseller öyle masum ki,yaşadıkları sadece kendileri ve Allah arsında ve buna müdahil olmak bizim haddimiz değil.ben kendim doğru dürüst bi müslüman sayılmazken ne haddime düşüyor onları eleştirmek.Arkadaşımla bunlar üzerine konuşmaya çalışıyorum.Onun mutsuzluğunun sebebini aslında anlıyorum.İnanmak istiyor Allahın varlığını hissediyor ama onu baştan lenetliyen bir dinle bunun mümkün olmadığını söylüyor.Ben de ona eksik yarım yamalak bildiklerimle ençok ta hissettiklerime İslamın ne kadar hoşgörülü Allahın ne kadar merhametli olduğunu anlatmaya çalışıyorum.ne olursa olsun Allahtan uzak hissetmemesini sonuçta onu bu özellikleriye Allah yarattı ve onu Alalhtan daha çok anlayacak sevecek kimse olmadığını söylüyorum.somut örnekler sunmamı söylediğinde de bilgisizliğim yüzünden aa bak işte islamda şunun örneği şöyle diyemiyorum.üstelik ben de yeni öğrenen birisiyim.onun bu hali benimde dünya görüşümü hayatımı fikirlerimi değiştirmekte.o gay dünyasında(niye böyle başka bi dünya diye ayırıyorsa artık) ilişkilerin sex üzerinden yürüdüğünü söylüyor.hiç tanımadığı insanalarla sırf tek gecelik ilişkiler için birlikte oluyor.yada bazı tanıdığı insanlarla sadece birlikte olmak için görüşüyor.bu çok duygusuz hiçte insani değil,insanı tüketir diye düşünüyorum.hayatta herşeyin belirszilik olduğunu söylüyor.ben de buna çok üzülüyorum halbuki arkadaşım içiboş bir insan değil,gayet açık fikirli bilgili gelgörki yaşayış tarzı böyle.seni bunları anlatarak meşgul ettiğim için çok özürdilerim.yazdıklarının benim için çok etkileyici oldu.kendimi yalnız hissetmiyrum böylece.böyle düşünen insanların olduğunu bilemk çok güzel.bir çeşit destek oldu benim için.üstelik danışabileceğim bilgili bu meseleyi yaşayan birilerinin olması.saçma sapan şeyler yazıp başını ağrıttıysam kusura bakma kötü bi dönem benim için ve paylaşacak birilerni arıyorum.umarım dileğin gerçekleşir arkadşımla dostluğumuzu her durumda devam ettiririz. Allah senin de yardımcın olsun, korusun her zaman yanında olsun...

- pek az mailde zerafet ve samimiyet bir araya gelir. çünkü zerafet bir derece siyasi olmayı gerektirir, samimiyet ise içten olmayı... ama şu mail sanırım ender olarak ikisini birden başarmış. birisini yaparken diğerini ihmal etmemiş. bu usül şimdi elimizden tutup bizi sonuca götürsün.

Allahın ne kadar merhametli olduğunu anlatmaya çalışmanız çok güzel. bunu bizler de görebiliriz, hatta en kezban eşcinsel de gayet iyi anlar.

Ağzımıza aldığımız her lokmanın bedenimizde doğru yerlere gidip yerleşen yapıtaşlarını bize sağlaması hiç de normal değildir. yediğimiz karmakarışık gıdadan ortaya çıkan esere bakıyor ve kendimizi ayna karşısında saatlerce izliyoruz. özellikle biz eşcinseller! bu merhamet değil midir? gözlerimiz güzeli arıyor, kilometre öteden hedefimizi kesiyoruz. bu gözleri biz bulmadık. birisi atmış da biz almadık. nasıl bi tesadüftür ki, gördüğümüz gözlerle, görebildiğimiz ışık, aynı gezegende bir araya gelmiş. nasıl uzak bir ihtimaldir ki, haz alan bir beden milyonlar ihtimalden sıyrılıp haz verenleri ile aynı gezegende bir arada olabilmiş. bu tesadüfü doğallığı aşar ve kasd gerektirir. tıpkı ipek gibi yumuşak kök ve damarların sert olan taş ve toprağı delip geçmesi gibi... kendi kendine olamayan ve bir müdahele gerektiren, aslında gördüğümüz ama görmek istemediğimiz örnekler gibi....

evet göz var ve ışık da var, ciğer var ve ne gariptir hava da var, kulak var, şaşarım ki duyabileceği frekans da, ses de var... evet eşcinsel de var, onu tatmin edebilen gecelik ilişkiler de bu gezegende var. sorun zaten onlarla tatmin olup olmamak değil, sadece onlarla olmak... sadece ışık bir bedene yetmez. sadece cinsellik de eşcinsele yetmez. çünkü hem bir beden pek çok farklı ihtayaca sahiptir hem de onu uyandıracak ölüm gerçeği tüm sevdiklerinin yakınındadır. onun varlığını, hayatsızlık olmadığını, hayattan daha gerçek bir varolma hakikatı olduğunu çözmek zorundadır. ahirete imanı dibine kadar anlamak zorundadır. bedeninin her noktasından aldığı zevki ve yaşadıklarını çürümeden bir şekilde korumak zorundadır, bunun için ebedi gençliğe herkesten daha fazla muhtaçtır. asırlardır en yüksek sesle bağıran Kur'anı dinlemeye daha çok muhtaçtır. oradaki ifadelerde teşvik gördüğünde heyecanlanmak ve Allahtan takat dilemek, korku ile sevk edici ayetler gördüğünde Allaha sığınmak zorundadır.

Ama nefsi ona oyun oynar ve teşvik ayetlerini eşcinsel olmayanlar için sanır. sevk edici ayetler gelince de Allahtan takat, yardım ve afv dilemek yerine kendi yanlış anlayışına delil bulduğunu sanır ve yararlanamadan kaybeder. ne gariptir, alelade ve özelliği olmayan, sırf gelenek diye Kur'ana yaklaşan bir adam ite kaka cennete doğru ilerlerken, alımlı ve algılı, çok ince manalara hassas eşcinsel, Kur'ana soğuk durur. öbür tarafta merhametten uzak kalır.

bunu aşabilmek henüz hayattayken merhametin içinde olduğunu ona göstermekle başlar. evet ışığı gören, ciğerine hava çekebilen, bedeninde eskiyen yerlere yeni malzemeler itina ile yerleşen değil eşcinsel, taş olsa merhametin denizinde olduğunu bağırarak ilan eder. hala haz alabilmesi ona nasıl bir ikramdır! çokca şükretmeli ki sinirleri, o görünüşü karmakarışık beynine doğru sinyalleri taşımaktadır. kendini oturup muhasebe edebilen nasıl büyük bir yardım aldığını görür. bu kadar kasd ederek yardım edebilen bir Allah hem sağır hem samıt olamaz. bu kadar müdahele edebilen bir Allah hem duyar hem de cevap verir. yalnız duymak istediği cevabı vermeyebilir. malum doktor hastayı dinler ama cevap olarak o tatlı hapları vermeyebilir. denilmez ki dinlemedi, belki dinledi ve en güzel şekilde cevapladı. lakin nazlı eşcinseller bunu her zaman itiraf etmezler. evet ben de öyle kolay kolay bunu itiraf edemem. geleneksel ifadeleri ezberden bir çırpıda söyleyen ağzım, dua vakti ellerimi kaldırdığımda en büyük dostum ve beni hep dinleyen Allaha beni hep nasıl dinlediğini, kalbimin en derininden geçeni takip ettiğini, nasıl da en güzel vaktinde denk getirdiğini, ikramlandırdığını, annemden daha şefkatli olarak isteklerimin çirkinliğine güzelliğine bakmadan nasıl da samimiyetle ve aşkla cevaplandırdığını itiraf edemez. bu tavrı ve teşekkürü gösterememek çok büyük bir kayıp değil midir? afv istenmesini gerektirmez mi? en azından buna uygun yaratıldığımı görüp hiç olmazsa bunu söylemem gerekmez mi?

samimi ve zarif bir iman ile cennete layık dostlukların örüldüğü bir dünya, razı olunmanın verdiği iftiharla dolu bir ahiret dilerim.

5 yorum:

  1. Bu bloğa ilkkez rastlıyorum aslında bu üzücü bişey çünkü bu kadar değerli bilgileri herkezin paylaşması gerekir aslında.

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. desteğiniz için ben teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. çok güzel olmuş bu yazı. derdimizin dili oluyorsun. saolasın.

    YanıtlaSil
  4. yazılarınızın devamını merakla bekliyorumm

    YanıtlaSil